Ehli Hayat Ne Demek?
Kayseri’nin sokaklarında yürürken bazen insanın kafası o kadar karmaşık olur ki, etrafındaki her şey birbirine karışır. Mesela, geçtiğimiz kış günüydi… Kafamda bir soru vardı: Ehli hayat ne demek? Ama ne bir kitap, ne de bir insan bana bu sorunun cevabını verebiliyordu. Bir de günün sonunda evime dönerken, bütün bu soruların bambaşka bir anlam kazandığını fark ettim.
Bir Kış Günü ve Bir Hayal Kırıklığı
Kayseri’nin o keskin kışı, içimi ürperten bir soğukla sarar. Ama havanın soğuk olmasına rağmen, içine girdiğim kafede sıcacık bir çay içiyorum. Çayın buharı, ruhumu sarmaya başlıyor. Çevremdeki insanlar konuşuyor, kahkahalar havada uçuşuyor, ama ben içsel bir yalnızlık hissiyle donmuş gibiyim. Kafamda tek bir soru var: Ehli hayat ne demek?
O gün, yaşamın anlamını aramak gibi bir şeydi sanki. Gençliğimdeki o heyecanlı günlerin aksine, hayatta neyin peşinden koştuğumu bilemiyordum. Kendi içimde kaybolmuştum. Çayımı yudumlarken, gözüm masada duran bir kitapçıya takıldı. İçinde eski kelimeler olan, üzerinde altın yazılar bulunan bir kitap. Kitabın adında “Ehli Hayat” yazıyordu. Birden, içimden bir şeyler girmeye başladı. Hemen kitabı aldım, biraz karıştırıp okumaya başladım.
> “Ehli hayat, yaşamı dolu dolu yaşayanlardır. Ama bu sadece dışarıdan bakıldığında görünür. Gerçek ehli hayat olmak için içindeki derinlikleri, hisleri, kaygıları anlamak gerekir.”
Bu satırları okuduğumda, içimde bir şeyler kırıldı. Yaşamın anlamını, gerçek anlamını içsel bir huzur içinde bulabileceğimi fark ettim. Birkaç dakika boyunca kendimi derin bir düşünceye kaptırdım. Sanki yıllardır kaybolmuş bir şeyi bulmuş gibi oldum. Ama sonra şunu düşündüm: “Gerçekten bu kadar kolay mı?”
İç Sesim ve Ehli Hayatın Peşinden Koşmak
O günden sonra, Kayseri’nin sokaklarında yalnız yürümeye devam ettim. O soğuk ama bir o kadar güzel sokaklar… Düşüncelerim hiç olmadığı kadar karmaşıktı. Gerçekten bir anlam bulmuş muydum? Ehli hayat olma yolunda atılan her adımda, bir taraftan mutluluğu ararken bir taraftan da hayal kırıklıklarıyla yüzleşiyordum.
Bir akşam, sahilde yürürken, telefonumdan bir mesaj aldım. Mesaj, yıllardır görüşmediğim eski bir arkadaşımdan geliyordu. Şu yazıyordu: “Yine aynı hayatı yaşıyoruz değil mi? Ama bir yandan hep başka bir şey arıyoruz. Bizi ne mutlu eder?” Mesajı okudum, içimden bir şeyler geçerken, içimdeki boşluğu hissedebildim. İşte o an, “Ehli hayat” olmanın ne kadar zor bir şey olduğunu fark ettim.
> İçimden bir ses: “Ehli hayat olmak, bir kalp çırpıntısını duymak gibi. Bir an, bir şeyin farkına varıyorsun ama sonra kayboluyor.”
O an hissettiğim hayal kırıklığı çok derindi. Yıllarca aradığım şeyin ne olduğunu bile bilmiyordum. Ama bir şey vardı: Bunu keşfetmeliyim.
Hayal Kırıklığından Umuda
Bir hafta sonra, Kayseri’nin en yüksek tepelerinden birinde, bir çay bahçesinde oturuyorum. O kadar uzun zaman olmuştu ki, içimi karartan o düşünceler yerini bir huzura bırakmıştı. Ehli hayat ne demekti? Şimdi daha iyi biliyorum: Ehli hayat, yaşamı anlamak demekti. Ama bu anlam, sadece dışarıdaki dünyadan değil, insanın içindeki duygulardan, hüzünlerden ve hayal kırıklıklarından da beslenirdi. Gerçek olan şuydu: Bazen hayal kırıklıkları, bizi daha da güçlü kılıyordu.
Evet, hala kararsızım. Hala kaybolmuş hissediyorum. Ama bir şey var ki, artık içimdeki boşlukla barışmayı öğrendim. Ehli hayat olmak, sadece dışarıdaki dünyaya göre değil, insanın içindeki savaşı anlamak demekti. Kendimi bulduğumda, her şeyin daha anlamlı olacağını hissediyorum.
Bir Anlama Dönüşen Adımlar
Bir sabah, gözlerimi açtım. Gün ışığı, odamın penceresinden içeri sızarken, içimde bir huzur vardı. Geçmişte kaybolan zamanları düşündüm. Ama artık önemli olan, bugündü. Ehli hayat ne demek? sorusu, içimde bir arayıştan öte, bir cevap olmuştu. Yaşamak, yaşarken kendini kaybetmeden her anı anlamlı kılmaktı. İşte bu, ehli hayat olmanın ta kendisiydi.